18 Ocak 2012 Çarşamba

Evet Brütüs, Halimiz Duman!


     
     Artık, Mehteran takımına bile hayıflanıyorum yahu, durum vahim! En azından diyorum, adamlar iki ileri, bir geri şeklinde, bir adım kardalar ve bir adım da olsa ilerleme kaydediyorlar. Benim beşeri ilişkilerim yerlerde sürünüyor resmen. Bir ileri gidersek ne ala, sonrası vahim! İki, üç, beş, on adım geri.

     Bu insanları sevme, değer verme olayları, benim psikolojik ve sosyolojik dengemi tamamen alt üst ediyor arkadaş! Beceremiyorum vallahi, olmuyor yani, kişilik kaymasına sebebiyet vererek, asabi bir kişiliğe bürünüyorum. Elimi eteğimi çekeyim diyorum, o da hiç olmuyor, ot gibi ne o öyle. Ayrıca kıyamıyorum da kerata(lara)ya, seviyoruz sonuçta, boru değil. Sizin anlayacağınız ne Keşan, ne de Mardin. ( bu ikilem de neyse!)

     Kıyametin alametleri konusunda değişik bir teorim var benim. Mesela, ne zaman ki sevdiğimiz insan bizi sevecek, değer verdiklerimiz, verdiğimiz değeri hak edip aynı şekilde hak ettiğimiz değeri verecek, işte o zaman en büyük alametlerden biri gerçekleşmiş olacak. Kulağa ne kadar yabancı ve saçma geliyor bunların gerçek olması değil mi? Düşünsenize, seviyorsunuz ve aynı şekilde seviliyorsunuz. Ne kadar eğreti bir durum. J

     Şu Einstain, Newton, Galilei hatta Mimar Sinan fantastik eserler, buluşlar yapacaklarına, şu beşeri ilişkileri ( manitayı, kankayı) nasıl uzun ömürlü ve sağlıklı kılabiliriz konulu kitap serisi yazsalarmış ya! Sevdiğiniz İnsan da Sizi Sevecek! Parolasıyla bir kitap serisi mesela, Harry Potter serisi gibi. Bu amcalar bizden kat kat zeki olduklarına göre, belki bir çözüm bulabilirlerdi. Hem de parayı kırarlardı, bak hala icat eden yok!  

4 yorum:

  1. karınca duası okudunuz... iyi seyirler :)))

    YanıtlaSil
  2. karınca benim, duam da yukarıda :))

    YanıtlaSil
  3. kardeşim...Bazi muhabbetler "duman" olmali. Peşinden koşmadan, orda dağilip kalmali

    YanıtlaSil
  4. sende yazıma başla bence :)) iyi gidersin :)

    YanıtlaSil