19 Ocak 2012 Perşembe

İNDİRİM GÜNLERİ...




     Şu meşhur indirim günleri, bir tek bana hitap etmiyor sanırım. İndirim furyasını bekler dururum. Mağlumunuz, (nerden bileceksiniz ki, benimkide laf) çulsuzum, hatta boş dolaştıracağım çulum bile yok. Giderim, dolaşırım mağazaları, hepsinin vitrininde %90’a varan indirim yazan zamanlar var ya, hah işte o zamanlar. Abi, giriyorum içeriye, neye elimi atsam, ateş pahası. Ne zengin beğenim var benim yahu! Gönlüm zengin, gönlüm.

     Sanmayın ki çok süslü bir tipim, hayır. Etek sevmem, elbise cık. Gömlek, sweat, eşofman, kapsonlu zıpır şeylerdir benim tarzım. Rahat insanım vesselam ama ruhuma hitap eden her şey pahalı kardeşim. Pantalonlar 15-20-25 yazar, ben birini seçer fiyatını sorarım, 90 lira derler, yuh!

     Eminim, sizinde başınıza geliyordur bu vahim durum. Hevesiniz kursağınızda, “ben başka modellere de bakayım, bunu pek beğenmemiştim zaten” laf salatasıyla başka yöne dönersiniz. Yada indirime diye gider, indirimsiz ürünlerden alır, kazık yiyip çıkarsınız. Zaten indirimin amacı, elde kalan 1-2 bedeni, yada satılmayan şeyleri elden çıkarma mantığı değil midir? Ülke obezite yolunda ilerliyor diyorlar ama, hep raflarda 44-46 v.s kalmış oluyor, ben boşuna mı diyet yapıyorum o zaman kardeşim?


     Bu paçoz giyime ben bu yüzden döndüm işte, bu fiyatlar beni moda ikonu çizgimden kaydırdı. Suç bende değil, fiyatlarda. Tabii ki yok öyle bir şey. Ben kendimi bildim bileli, erkekvari bir tipim, hatta “vari” si fazla geldi. Bildiğim erkek gibi bir şeyim ve bu yaradılış benim giyim tarzımı da yakından etkiliyor. Peki sonuç ne? Allı pullu, süslü püslü de olsam, rahat giyinen bir tipte olsam, indirim günlerinin bana kattığı nedir? Koca bir hiç!

1 yorum:

  1. senin cizgini yerim ben yahuuu :) eğitimimi alıyım ikoncan yapmazsam senii kaaşim :)

    YanıtlaSil